Arşiv

Posts Tagged ‘Sanat ve zanaatkar’

Sanata bakış ve temel kavramlar

12 Eyl 2009 Yorum yapın

          Esas konumuz olan, Türk Tezyini Sanatlarında Desen Tasarımı,Çizim Tekniği ve Çeşitlerine girmeden önce, temel sanat kavramları üzerinde görüş birliğine varmamız gerekiyor.Bunun için sanat nedir ? Kime sanatkar denir ? Güzellik, aşk ve sanat arasında nasıl bir beraberlik vardır ve Türk İslam düşüncesi bunu nasıl izah ediyor? Sanatta estetiğin , geleneğin yeri ve önemi , zanaat kavramı , zanaat ile sanat arasındaki ilişki , Türk tezyini sanatlarında eğitim şekli ve sanata malolmuş gelenekler, sanatta yaratıcı düşüncenin yeri ve önemi gibi konular üzerinde durup düşünmemiz icap ediyor.Çünkü sanat vadisinde yapılacak bu kısa gezintinin , esas konumuz olan tezyini sanatlara bir başlangıç ve temel teşkil edeceğini umuyoruz. Böylece Türk’ün sanat dünyasında unutulmaya yüz tutmuş , fakat kültürünün temelinde veya özünde var olan mana ve değerler üzerinde bir kere daha düşünme fırsatı  bulmuş olacağız.                        

           Sanat (san’at) kelimesinin lugat manası , marifet , hüner , ustalık olarak verilmektedir.Sanatger veya sanatkar ise ,sanatla meşgul olan kimse demektir.Sedefkar , bestekar , güftekar , icrakar gibi. Fakat şu da bir gerçektir ki , her hüner ve marifet sanat sayılmaz.

          Sanat, bir anlayış , bir ifade ediş şeklidir.Anlatılan ise sanatkarın iç ve dış dünyasıdır.Başka bir deyişle insanın yaşadığı dünyayı gönül gözü ile seyrederken gördüklerini ,hissettiklerini sembollerle anlatmasıdır.Sanat,düşünülen , hissedilen , duygu ve düşüncelerin,maddede biçimlenerek vücut bulması,varlık kazanması veya mananın maddeye yansımasıdır .Her sanat eserinin temelinde , onu var eden bir mana ve duygu mevcuttur.

           Yine sanat , toplumu manen besleyen değerlerin,beşeriyeti yücelten mesajların,çizgi,şekil,renk veya ses aracılığı ile estetik bir düzen içinde çevreye aktarılmasıdır.

           Sanatkar bunu yaparken duygularını ,düşüncelerini,kendine ait bir uslüpla anlatabilmenin arzu ve arayışı içindedir.Bunu başarmanın sırrı , gönüle düşen aşk ile zeka ve yetenekte gizlidir. Onun için atalarımız , Aşk olmayınca meşk olmaz diyerek bu gerçeği en veciz şekliyle ifade etmişlerdir. Sosyal hayatta sanatın,insanlıkla yaşıt olduğu söylenir.Sanat tarihçileri ilk insanın mağara duvarlarına çizdiği insan ve hayvan figürlerini, resmin ilk denemeleri veya başlangıcı olarak kabul ederler.Bu tasvirlerde görülen av veya savaş sahneleri,tapınakların duvarlarına yapılan çeşitli resimler ,süslemeler,sanat tarihinin en eski belgeleridir.Duvarlara kazınan bu resim konuları incelendiğinde ,hayatta kalabilme be neslini sürdürme mücadeleleri , kendinden güçlü gördüğü varlıklara inanmak, sığınmak ve korunmak ihtiyacı ,diğer taraftan çevresine gücünü kabul ettirmek arzusu,savaş sahneleri,mücadeleler ve kazanılmış zaferlerin anlatıldığı görülür.Hatta daha sonra toplumların kurumlaşarak millet olma özelliği kazanmasıyla sosyal hayatı düzenleyen,halka müşterek idealler kazandıran ,hedefler gösteren ,birlik ve beraberlik sağlayacak ilkeleri veya yasaları ebedileştiren eserlerde dikilmiştir.

Categories: Tezhip Sanatı Etiketler:
Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.