1/6 Simetrik Bulut-Hatayi Kompozisyonu


        1/6 Simetrik bulut-hatayi kompozisyonunda, bir paftasına iki ayrı  bulut çizilmiştir. Kenarları ise dendanlı olup, yıldız motifini andırır.  Bu tür kompozisyonlar da bulut serpme veya dağınık şekilde yerleştirildikten sonra, çiçek dallarımızı en uygun ve hattının akışkanlığını sağlayacak tarzda yönlerini tercih ederiz. Küçüklü büyüklü çiçekler kullanarak orantılı bir yerleşim yapılır. En zor olan kısım, desenin bir paftasını oluşturduktan sonra diğerlerini çizmek. Tabiki çizimlerin tamamı bittikten sonra ortaya çıkan tablo, bir önceki yorgunluğu hafifletiyor.
      Bir sonraki çalışmada buluşmak üzere şimdilik hoşçakalın.

Edirne Selimiye Cami


       Eminönü Yeni Cami’nin,  tezhib, çini ve kalem işi desenlerinden fotoğraflar çekmiştim (Diyanet İşlerinden izin alarak).  Türk islam sanatının nadide eserlerini sizlerle paylaşmak  istedim.

Osmanlı Fermanları Dönemi Ve Tezyînâtı


RESİM   1
Cinsi           : Berât
Dönemi        : III. Selîm
Tarihi          : h.29.06.1204 / m.16.03.1790
Yazı Çeşidi   : Berâtın ilk satırı celî dîvânî, diğer satırlar ise dîvânî hat ile yazılmıştır. 7 satırdır.
Ebadı         : 61×132,5 cm.
Tuğrası ve Tezyînâtı : Tuğra, yeşil (Neftî) mürekkeple çekilmiş olup, altınla tahrîrlenmiştir. :ç beyze, kırmızı zemin üzerine altın, sere kısmı ise sâde zemîn üzerine kırmızı, negatif motiflerle, diğer kısımlar ise, hataî kompozisyonu, şîkâf tarzında tezyîn edilmiştir. Tuğranın üst kısmındaki şemse, aynı şekilde tezyîn edilmiş olup, zemînî bir çeşit lâcîvert ile doldurulmuştur. Hatt-ı hümâyûn kısmı, altın dendanlarla çevrilip, dış kısmı degrade boyanmış yapraklarla ve renkli goncalarla, iç boşlukları ise sâde zemîn üzerine sıvama altın hatâî dallarıyla tezyîn edilmiştir. Zemin iki pervaz ve kalınca bir altın cedvelle çevrilmiştir. Çerçevesindeki yarım goncaların çanak yaprakları, sıvama altın olup, turuncu ile gölgelendirilmiştir. Siyah ve beyaz olmak üzere iki tahrir vardır. Desen, kırmızı-mavi tığlarla çevrelenmiştir. Hayat ağacının her iki tarafında, simetrik halkârî çalışma yer almıştır. Davet (dua) cümlesi ve yazıların üstü, hançer biçiminde, mahall-i tahrîr ise, kandil veya sürahi şeklinde zerefşânlıdır. Fermanın satır aralarına ve duâ cümlesinin üst tarafına yapılan altın noktaların içine muhtelif desenler yapılmıştır. Bunlar, merkezî hatâî, geçme, pars beneği ve hatâî dalları şeklindedir. Şikâf tarzında bezenmiştir. Yazıda kırmızı ve altın mürekkep kullanılmıştır.
Gördüğü İşlem : Tuğranın sağ tarafında, Pâdişâh’ın el yazısıyla, ‘’Mücebince amel oluna.’’, (Gereği yapılsın) ibâresi bulunmaktadır. Sol alt köşede, berâtın yazıldığı yerin kaydı vardır.
Konusu          : Sarây-ı Atîk Teberdârânı Vekilharcı İbrahim’in, kitâbet görevini, kendi isteğiyle bırakmış olduğundan, bu görevin es-Seyyid el-Hâc Yunus’a verilmesine dâir.

RESİM 2
Cinsi          : Berât
Dönemi       : III. Selîm
Tarihi         : h.24.05.1205 / m.29.01.1791
Yazı Çeşidi : Berâtın ilk satırı celî dîvânî, diğer satırlar ise dîvânî hat ile yazılmıştır. 16 satırdır.
Ebadı         : 50,5×151,5 cm.
Tuğrası ve Tezyînâtı : Altınla çekilen tuğra siyah tahrîrlidir. Boşlukları, zemîn renginin daha koyu tonuyla yapılmış negatif motifli kompozisyonlarla  tezyîn edilmiştir. Zemîn renkleri açıklı-koyulu (gölgeli) sürülmüştür. Hayat ağacının halkârî tezyînatı simetriktir. Tuğranın üst kısmındaki tepelik formu içinde, kapal form ve hatâi helezonundan müteşekkil klasik tezhib yer almıştır. Etrafındaki yarım goncaların çanak yaprakları renkli halkâr, taç yaprakları sıvama altındır. Şemseler içindeki natüralist çiçekler ve buketler, zer-endûd üzerine yapılmıştır. Tepede , yine halkârî çalışmışbüyük bir hatâî goncası yer almıştır. Altın cedvelin etrafı halkârî yapraklar ve renkli tığlarla bezenmiştir. Formun her iki tarafında, simetrik olarak yer almış, naturalist çiçek buketleri ve güller mevcuttur. Mahall-i tahrîr, halkârî hatâînin meşîmesi içinde yer almıştır. Satır araları, mücevher noktalıdır. Yazıda, kırmızı ve siyah mürekkep kullanılmıştır.
Gördüğü İşlem
: Sol alt köşede, berâtın yazıldığı yerin kaydı vardır.
Konusu          :  İstanbul  İspanya Orta Elçiliği’ne ikinci tercimân olarak Kostantin oğlu Aleksandro’nun tâyin edilmesine ve bütün vergilerden muaf tutulmasına dâir.

RESİM 3
Cinsi       : Ferman
Dönemi    : III. Selîm 
Tarihi      : h.Evâsıt-ı B.1209 / m.Ocak-Şubat 1795
Çeşidi      : Ferman , dîvânî hat ile yazılmıştır. 9 satırdır.
Ebadı       : 53×76,5 cm.
Tuğrası ve Tezyînâtı: Tuğra, altınla çekilmiş olup siyahla tahrirlenmiştir. İç beyze, altından negatif çiçeklerle, taht bölümü yaprak ve gonca motifleriyle tezyîn edilmiştir. Diğer kısımlar, hatâyî kompozisyonlu klasik tezhîbdir. Tuğraların üzeri, dendanlarla kapatılmıştır. Mahall-i tahrîrin boşlukları, altından negatif motiflerle, etrafı şikâf yapraklarla tezyîn edilmiştir. Satır aralarına, helezonî ve şeşhâne noktalar  yapılmıştır. Yazıda siyah mürekkep kullanılmıştır.
Gördüğü İşlem :  Sol alt köşede, fermanın  yazıldığı yerin kaydı vardır.
Konusu          : İstanbul Fransa Elçiliği Tercümânı Simon’un oğlu olan Bedros’un bütün vergilerden muaf    tutulmasına dâir.

RESİM 4

Cinsi         : Berât
Dönemi      : Abdülaziz
Tarihi        : h.18.03.1290 / m.16.05.1873
Yazı Çeşidi : Berâtın ilk satırı celî dîvânî, diğer satırlar ise dîvânî hat ile yazılmıştır. 24 satırdır.
Ebadı        : 56,5×77,2 cm.
Tuğrası ve Tezyînâtı : Altınla çekilmiş tuğra, güneş ve yıldızlarla çevrilmiştir. Üst köşelerde, birer hîlâl bulunmaktadır. Türk rokokosu üslûnuyla yapılmış bordürde, sarı ve yeşil altın kullanılmıştır. Yazının sol kenarında, stilize yapraklar ve alt kısmında yıldızlar yer almıştır. Teztînâtın tamamında sarı ve yeşil altın kullanılmıştır. Yazıda, kırmızı, siyah ve altın mürekkep kullanılmıştır.
Gördüğü İşlem : Sol alt köşede, berâtın yazıldığı yerin kaydı vardır.
Konusu          : Edirne ve tevâbi’i Metropolidi Krilos’un azliyle yerine Râhib Deponiyos’un tâyin edilmesine ve görevlerine dâir.

 Kaynak : Osmanlı Fermanları

Bulut Şemse Kompozisyonu


       1/2 Şemse kompozisyonunda sadece bulut çalışması yapılmıştır. Bulut dalları birbirlerinin içinden, üstünden, altından ve yanından geçerek bulunduğu alanın bulut dağılımı orantılı bir şekilde sağlanmıştır. Örnekte ki tasarımda  bulut dallarının bağlantıları bellirgin  olsun diye her bulutu farklı renklerde boyadım.

Bulut Motifleri


        Bulut motiflerinin kaynağı, Çin sanatına dayandırılır. Bu nedenledir ki bu motife ” Çin Bulutu” da denir. Efsanevi bir hayvan olan ejdere, Çin sanatında oldukça sık rastlarız. Çin inanışlarına göre ejder, bir güç sembolüdür. Göklerin koruyucusu ve tek hakimidir. Arseven, bulut motifini ejderin kıvrak formuna benzetmektedir. Bazı sanat tarihçileri de bulut motiflerini ejderin ağzından çıkan ateşe veya buhara dayandırmaktadır.

        Bulut motifinin kullanımına İran sanatında da bolca rastlarız. Türk sanatına tam anlamıyla girişi ise II.Beyazıt Döneminde olmuştur. 15. ve 16. yüzyıllar bulut motifinin en çok ve süslemede en yaygın olarak kullanıldığı dönemdir. Ancak hatayi ve rumi üsluplarında olduğu gibi, bulut da Osmanlı sanatında tamamıyla kendine has bir üsluplaşmayla karşımıza çıkar.

         Bulut Üslubu ve Motifler:

      Bulut üslubunda kullanılan motifler, benzer işlevlerinden ötürü rumi motifleriyle aynı isimler altında toplanabilirler. Buna göre bulutun, kendisi ortabağ ve tepelik ana motifleri oluşturur.  Bulut üslubunun kurallarında daha esnek davranıldığı dikkat çekmektedir. Bolca kullanılan kıvrımlar, kompozisyon oluşumunda akıcılığı sağlayarak desen çizimini kolaylaştırmıştır.

            Hatayi ve rumi üslubunda olduğu gibi, bulut üslubu motifleri de diğer üslup motifleriyle aynı sapın üzerinde yer  alamazlar, ancak diğer  motiflerle aynı düzenlemenin içinde kullanılabilirler. Hatayi-bulut, rumi-hatayi üslubu motifler, aynı kompozisyon içinde sıkça rastlanan kombinasyonlar olmalarına rağmen, desende tek düzeliği önlemek amacıyla, bulut ile ruminin aynı kompozisyon içinde çoğunlukla yer almadığı gözlenir.

Mehmet Karamemi Hakkında Bildiklerimiz


         Kanuni Divanını tezhib ve tezyin ettiği sene: 973
         Alinin Menakıbı Hünerveranındaki kayıt. Buna dayanarak Üstad Tahsin Özün ismini vermesi.
         Kanuni Sultan Süleyman ( Muhibbi ) divanında iki mütevazi imzası.
         Kanuni Sarayı Nakışhanesini baş ustası olması.
         Hassas, içli ve sanatta tenevvü  seven olgun bir iç varlığı.
         Saraydaki Nakışhanede beraber çalıştığı bir oğlu.

Mehmet Karamemi ve Saraydaki Nakışhanenin Kadrosu

         Arayan bulur derler. Aramaya lüzum görmeden, eskilerini bulup öğrendiklerini tekrar etmek tenbelliği, bizleri peşin hükümcü yapmış. ” Ne yazık ki vesika yok, diye  boyun bükmekle yetiniyoruz.” Halbuki işte arayan buluyor.
       Arkadaşım Kemal Çığ, Karamemiye merak sardığımı duyunca, bana bir yeni ve değerli vesika gösterdi: Topkapı Sarayı Müzesi arşiviNo 9612: ” Cemaati zerduzlar” ve listenin başında ” Karamemi Nakkaş başı yirmi beş buçuk akçe ” cümlesi 25,5 akçe, aldığı yevmiye olacaktır. Diğer sanatkar arkadaşlar ve şakiretleri sıra ile zikrediliyor : Üveys Bin Ahmet 14. (ölmüş), Mustafa Buğdan 14. Ali Bin Bayram 8. Mehmet Bin Abdürrahman 6,5. Hasan Bin Hızır 7,5. Mustafa Bin Yusuf 5,5. ” Ulefesine gelmediği kayıtlı.” Cafer Bin Çelebi Şerif 8,5. Yusuf Rumi 11. Ahmet Bin Kasım 6,5. Ferhat bu sene 9,5. Mehmet Bin Hasan 5,5. Kasım Arnavut 3. Bini Karamemi 10. Ali Birader Abdülkerim Şakird 2.
        Şakirdanı Mezkureyn: Hüseyin Macid şakirdi Beşaret 1. Akçe, İlya bu sene şakirdi Kasım 11 akçe . Yusuf bu sene şakirdi Beşaret 2 akçe.
        Cemaaati ehli hiref vacibi Muharrem ve Rabiülevvel sene 952. 
        Cemaati Nakkaşan, Bölükü Rumiyan: Şahkulu Bağdadi Ser bölük 25 akçe, Hasan bin Mehmet 22 akçe, Durmuş bin Hayrettin 16,5 akçe, Ahmet Firuz bey 16 akçe, ayrıca 20 kişi kayıtlı.

        Bu vesika bize Karameminin Kanuni Sultan Süleymanın Topkapı Sarayındaki Nakışhanesinin baş ustası olup diğer arkadaş ve şakirdlerine nazaran en fazla parayı aldığını öğretiyor. Karameminin 952 deki kadrosu 29 kişiden mürekkeptir. Bunlar arasında birisi oğludur. Bini Karamemi bu demek olmalıdır. Aynı zamanda yalnız kendisinin değil, diğer sanatkar arkadaşlarının da merakları vardır. Karamemi ve maiyyetindekiler toptan günde ”214” akçe alıyorlar. O zamanın raicine göre kıtkanaat geçinilecek bir para. Sanatı teşvik eden menfaat değil, aşk; o zaman da öyle, her zaman da.   Eğer sanatkarlarımız güzel eserler meydana koymuşlarsa bunlar sırf kendilerinin sanata bağlılık ve aşklarından doğmuştur. Çok muhtemeldir ki bununla pek  güç geçinebilmişlerdir. O günlerde de layık olmıyanlar sarayda ne fuzuli paralar alırlarmış. Ellerine az paralar geçiyordu amma, bütün sıkıntılarına rağmen, sanat heyecanıyla hayatlarının zevkini çıkaranlar da onlardı. Zira diğer yiyip içip hayatta boş geçenlerden bir şey kalmadı. Lakin bu sanatkarların müşterek eserleri meydanda. Bize kendi ruhlarının Türk inceliğini aksettirerek yine aramızda yaşıyorlar. Mutlu olmak onlara, Bahtiyarlık ta bizlere. Ruhları şad ola.