EL-BÜRDE ÖDÜLÜ – ONBİRİNCİ DÖNEM – 2013


Birleşik Arap Emirlikleri Kültür Gençlik ve Toplumsal Kalkınma Bakanlığı, 1434 Hicri / 2013 miladi yılından beri Mevlid-i Nebevi kutlamaları kapsamında her yıl Bürde yarışmasını düzenlemektedir. Bu yıl onbirinci dönem yarışması yapılacaktır.

El Bürde Ödülü Web Sitesinden Yarışma Şartnamesine ulaşabilirsiniz.

Zahriye Sayfasi

Kur’an-ı Kerim’lerde Tezhipli Alanlar (2)


Yazma eserlerdeki tezhipli alanları, Kur’ an-ı Kerim ve diğer kitapların tezyin edilen kısımları olarak iki gurupta toplayabiliriz. Her ne kadar çoğu süslemeler bütün yazmalarda ortak işleve sahip ise de, Kur’ an tezyinatında, kutsal kitabın yapısı gereği farklı alanların tezhiplendiği görülmektedir. Bu alanların basında “serlevha sayfası” gelmektedir ki; Fatiha ve Bakara surelerinin bulunduğu Kur’an’ ın ilk sayfaları olmaları nedeniyle bu adı almışlardır. Kur’ an’ larda tezyinatlı alanlardan bir diğeri de, belli sayılardaki sayfa aralıklarını ve secde ayetlerinin olduğu yerleri işaret eden “vakıf gülleri” dir. Bunlardan başka; surelerin bas kısımlarına yapılan “sure bası tezhipleri”, Kur’ an dışındaki yazmaların bazılarında da görülen “duraklar ve hatime sayfası tezhipleri” gelmektedir.

Diğer yazma kitaplarda ise; yine “ünvan sayfası”, “bölüm ve fasıl basları” ile “ketebe sayfaları”, “sayfa kenarları” ve “cilt” tezhiplenmekle birlikte; ortak olarak tezyin edilen alanların basında “zahriye sayfaları” gelmektedir. Zahriye kelimesi, Osmanlıca – Türkçe Lügatlerde; “zahr”: arka, sırt. “zahriyye”: bir kağıdın arka tarafına yazılan yazı, şerh; seklinde tanımlanmıştır. Zahriye sayfası tezyinatına, kitabın açıldığında görülen ilk sayfası olması nedeniyle büyük önem verilmiştir. En zengin tezhip örnekleri burada sergilenmiş; tezhibin yanında kitap ile ilgili çeşitli “temellük kayıtları” da burada gösterilmiştir. Bu nedenle, “zahriye sayfası tezhipleri”, tezhip tarihi ile ilgili önemli vesikaları oluşturmaktadır.

Zahriye tasarımlarındaki kompozisyon semaları, dikdörtgen, madalyon veya daire seklinde hazırlanmış olmakla birlikte; motif, desen ve kompozisyon özellikleri, döneminin sanat anlayışlarına göre farklılıklar göstermektedir.
Okumaya devam et

Kur’an-ı Kerim’lerde Tezhipli Alanlar (1)


Tezhip sanatının uygulandığı alanlar arasında, yazma Kur’ an-ı Kerim’ ler basta olmak üzere; bilimsel, edebi, dini, tarihi konuları içeren yazma kitaplar; tuğralar, fermanlar, beratlar, hat levhaları (Esma-i Hüsna, hilye, ayetler, hadisler, özlü sözler) murakkalar ve ciltler gelmektedir.
Günümüzde kitaplar el ile yazılmadığından (Nadirde olsa günümüz usta hattatlarının el yazması Kur’an-ı Kerimleri bulunmaktadır. Kıymetli üstatlarımızdan Hüseyin Kutlu hocamızın el yazması Kur’an-ı Kerimi buna örnek), tezhip sanatının kullanım alanı işlev değiştirerek; duvara asılmak üzere yapılan, dekoratif amaçlı tasarımlar ve hat levhalarının tezyinatı sekline dönüşmüştür.
Diğer yazma eserlerin yanında, Kur’ an-ı Kerim tezyinatına, kutsal kitap olması nedeniyle büyük önem verilmiş; kağıdından cildine kadar her aşaması itina ile hazırlanmıştır. Lügat’lerde  tanımladığı üzere; Kur’ an; Hz. Muhammed’ e inen kutsal kitap, Mushaf  ise; sahife haline getirilmiş  kitap anlamındadır. Konuyla ilişkili olan Kur’ an tabiri aslında Mushaf anlamındaki Kur’ an’ ın fiziki yapısıyla ilişkilidir.
Yazma kitap sanatları, özellikle de hat sanatı, İslam inancına sahip toplumlarda diger sanat dallarına nazaran daha fazla gelişmiştir. Kur’an yazımı, VII. yy.’ dan başlayarak XX.yy.’ a kadar esaslı değişiklikler geçirmiştir. Üzerine yazıldığı malzeme, kullanılan kalem, mürekkep, sayfa düzeni, süsleme alanları, başlangıçtan bu yana gelişmiş ve değişmiştir. İlk dönemlerde parşömen üzerine yazılı yatay formdaki Mushaflarda, zaman içinde çeşitli süsleme unsurları görülmeye başlamıştır.

Devam Edecek…

Rumi Motifler ve Rumili Desenlerde Çizim Kuralları


Birsen Gökçe

Türk süsleme sanatlarında kullanılan çeşitli motif türlerinden birisi olan rumiler, gerek kendi başlarına gerekse hatai gibi diğer motif türleriyle kademeli olarak uygulanıp sınırsız kompozisyon üretme olanağı sağladığından, özellikle Selçuklularda ve daha sonraki dönemlerde süslemeciliğin her dalında kullanılmışlardır.

Rumilerin pek çok çeşitleri olmasına rağmen bunları genel olarak: Yalın halde (basit rumiler); Dilimli rumiler; Hurde (içiçe, rumi içinde rumi); Piçide sencide rumi (sarılma rumi) olarak tanımlayabiliriz (Çizim 1). Bunu çok genel bir sınıflama olarak kabul etmeliyiz. Çünkü her birinin yine kendi içinde sayısız çeşitlemeleri mevcuttur. Bu çeşitlilik rumilerin gerek dış bünyelerinde, gerekse iç bünyelerindeki farklılıklarında görülür. Burada verilen örnekler sadece bu farklılığı gösterebilmek gayesiyle çok sınırlı tutulmuştur (Çizim 2)
Rumi motiflerde “kapalı from”, “agraf, düğüm, kenet, ortabağ”, “tepelik”, “spiral nokta” gibi tanımlamalar kullanılır (Çizim 3). Bu terimlerle tanımlanan motiflerin her birinin kompozisyonunda belirli görevleri vardır:

Kapalı formlar, zeminde değişik renkler uygulayabileceğimiz formlar meydana getirerek desenin zenginleşmesini sağlarlar. (Desen 4)

Düğüm, kenet, ortabağ, agraf diye tanımladığımız motifler, dal ayrımlarında ve simetrik ekseninde bitişen sapların değme noktalarına yerleştirilir. Desende açıkta kalmış uzun saplara da yine düğümler uygulanır.

Tepelikler, kapalı formların üst ve altlarında yeraldığı gibi simetri ekseninde birleşen saplara da uygulanabilirler (Çizim 3 ve Desen 4).

Spiral noktalar ise hem desendeki dengeyi temin etmekte, hem de kompozisyonu zenginleştirmekte sanatçının büyük yardımcılarıdır.

Kurallar

Türk süsleme sanatlarında kullanılan bütün motiflerde olduğu gibi rumilerle hazırlanan bütün desenlerde de belirli kurallara uyulmuştur:

Rumiler hatai motiflerle birlikte kullanıldığında iki motif türü kesinlikle aynı dal üzerinde kullanılamaz.

Her iki motifin dalı ayrıdır ve bu dallar birbirlerini alt-üst sırasıyla geçerler (Desen 4). Bir desende farklı rumi motifi kullanıldığı hallerde dahi bu kural uygulanır (Desen 5). Rumi, hatai ve bulut motiflerinin birarada kullanıldığı hallerde ise rumi ve bulut motiflerinin genellikle ayrı paftalarda bulunduğu görülür.

Hatailerde olduğu gibi rumili düzenlemelerde de dairesel ve kıvrımlı hatlar kullanılmaktadır ve bu hatlar üzerine rumiler aynı yöne olmak üzere uygulanırlar (Çizim 4, 5). Ancak simetrik düzenlemelerde ve kapalı formların altındaki tepeliklerde çıkışlar yapılması halinde bu kurala uyulmaz (Çizim 8, Desen 1, 4). Saplar üzerine birbiri arkasına yerleştirilecek rumiler arasındaki açıklık ise takriben motif uzunluğu kadardır.

Rumileri taşıyan dairesel hatların birbirleri üzerinde geçmeleri alt, üst sırasıyla olur ve bu geçişler ya saplardan ya da rumilerin sapa yakın ince kısımlarından yapılır. Rumi-sap çatışması halinde ise sap daima ruminin altında geçer (Çizim 6) ve desende iki ruminin birbirini kesmesine meydan verilmez.

Desende gerek birbirilerine değen saplar, gerekse sap ayrımları çıplak bırakılmaz, bu noktalara yerine göre tepelik, düğüm, agraf (ortabağ, kenet) yerleştirilir.

Diğer motiflerde olduğu gibi rumili kompozisyonların temelinde de geometrik düzenlemeler bulunmaktadır.** Bir desenin üzerine ince bir kâğıt koyularak kalemle o desenin iskeleti çıkarılırsa, düzenlemeyi oluşturan geometrik formlar açıkça görülebilir. Buna göre bir desenin geometrik yapısı belirlendiği takdirde o desenin iskeletini çıkarmak ve deseni istenilen boyutlarda doğru olarak çizmek mümkün olabilir (Çizim 7, 8, 9, 10, 11 ve Desen 4).

Türk süsleme tarihinde çok önemli bir yeri olan rumi motifleri ile, yukarıda kısaca açıklamaya çalıştığımız başlıca kurallara uyularak ve geometrik formlardan yararlanarak çeşitli kompozisyonlar (Desen 6, 7) yapabilmek mümkündür.

 Alıntı :http://www.turkislamsanatlari.com

Şemse Kompozisyonu


A Simetrik Buluttan çıkma hatayi kompozisyonu, bulut ve saz yolu yaprakları kullanarak serbest esler çıkılmıştır. Çıkılan dallara orantılı bir şekilde çiçekler (hatayiler) yerleştirilir.

Klasik Tezhipte Desen Boyama Sırası 2


Klasik Türk Sanatları Vakfı


KLASİK TÜRK SANATLARI VAKFI ERGUVAN VE İSTANBUL PROJESİ                                                       

           Klasik Türk Sanatları Vakfı, Klasik Türk Sanatları Müzesi koleksiyonunun ilk eserlerini oluşturacak bir  Erguvan ve İstanbul koleksiyonu hazırlamaktadır. Tarihi değeri olan bu   kolleksiyona dahil olmak isteyen tüm sanatkarlara açık olan bu projenin konuları ve şartları aşağıdadır.

PROJE KOMİSYON ÜYELERİ

Komisyon Başkanı: Dürdane ÜNVER                                                                               
Komisyon Başkan yrd. Arda ÇAKMAK
Fuat BAŞAR
Mehmet MEMİŞ
Asiye KAFALIER
Emel TÜRKMEN
Taner ALAKUŞ
Dijital basım ve yayın:Mehmet İBRAHİMAĞAOĞLU

PROJE İÇERİĞİ

Eser Ebadı: 26.7cm X 39cm
Son Teslim Tarihi: 2 Nisan 2010 Saat: 17.00

KATILIM ŞARTLARI

- TC.Vatandaşı olan herkese açıktır
– Davet edilen sanatçılar dışında koleksiyona katılmaya hak kazanan eserler seçici kurul tarafından belirlenecektir.
– Eserler çerçevesiz ve verilen ölçü standartlarına uygun olarak Klasik Türk Sanatları Vakfı sitesindeki katılım formuyla beraber teslim edilecektir.
– Koleksiyona katılamayan eserler iade edilecektir.
– Koleksiyon eserlerinin her türlü yayın ve basım hakkı Klasik Türk Sanatları Vakfı’na aittir
– Eserler en geç 2 NİSAN 2010 Saat 17.00 ye kadar cd ‘de hazırlanmış eser ile ilgili bilgi ve kısa özgeçmişle birlikte Vakıf’a teslim edilecektir. Posta ve gecikmeden Vakıf sorumlu değildir.
– Koleksiyona kabul edilen eserler telif ücreti dahil  
– Ebru: 1500TL
– Hat, Tezhip, Katı’ , Minyatür: 2500 bedelle Vakıf tarafından satın alınacaktır
– Değerlendirme esnasında tarafsızlığın korunması için eserler imzasız olacaktır.
– Eserin tıpkıbasımı yapılacağı için  eserin bitmiş ölçüsü 26.7cm X 39cm dir.
– Eser bedeli koleksiyon tamamlandıktan ve albümü hazırlandıktan sonra ödenecektir.
– Sanatçı katıldığı sanat dalında kendi branşını öne çıkaracak .

BRANŞ ALTI AÇIKLAMALAR

HAT: Edebi metinler ( İstanbul, boğaz, erguvanla ilgili ) yazılabilir. Talik, Celi talik, Sülüs, Celi Sülüs, Nesih, Celi Divani yazılarından herhangi biriyle katılabilir.
TEZHİP:Dönem ve Ekol kısıtlaması yoktur. Kompozisyonlar tezhip ağırlıklı olacaktır.
KATI’: Kompozisyonlar katı’ ağırlıklı Minyatür ve Tezhip şeklinde olabilir.
MİNYATÜR: Dönem ekol kısıtlaması yoktur. Kompozisyonlar minyatür ağırlıklı olacaktır.

Yazma Kitaplarda Süsleme Alanları 2


        FİHRİST TEZHİBİ

   Az sayıda da olsa, bazı yazmalarda zahriyeden sonra kitabın fihristi gelmektedir. Fihrist bir veya bir kaç sayfa olabilir. Bazı eserlerde  bunların da baş tarafı ve çevresi tezhiplenmiştir. Nadir ama çok güzel bir örnek, Süleymaniye Kütüphanesi Damat İbrahim Paşa 257 numarada kayıtlı Buhari’nin Camiü’s-Sahih adlı eserinde görülmektedir. Bu kitabın fihristi, tam sayfa tezhibi üzerinde yer alan çapraz safihalarda yazılıdır. Müzehhibi, serlevha tezhibindeki imzaya göre Abdü’l-Fettah’tır.

     BAŞLIK TEZHİBİ

     Yazma kitabın tezhiplenen başlık bölümüne serlevha denir. Serlevha tezhibi Besmele’nin hemen üstünde yer aldığı gibi, özellikle Kur’an’larda, metni içine alacak şekilde tam sayfa tezhipli, ya da karşılıklı iki tam sayfa tezhipli olabilir. Selçuklularda dikdörtgen başlık tezhibinin yanına, yuvarlak veya ucu yana doğru sivrilmiş gül formu eklenmiştir.

     Fatih döneminde serlevha tezhibi, sayfanın enince uzanan yatay dikdörtgen biçimdedir. Bu dikdörtgenlerde renkli stilize çiçek, dal, yaprak ve filiz motifleri yani hatayi süsleme ve çevrelerinde de türlü geçmeler görülür. 16. ve 17. yy’larda zahriyeden sonra tek veya çift tam sayfa tezhibinin içinde Fatiha suresi yer almıştır. Bir kısmında ise ilk tam sayfa tezhibi içinde Fatiha, karşısındakinde ise Bakara suresinin baş tarafı yazılmıştır. Kur’an dışındaki eserler de çok özenilerek tezhiplenmiştir. Örnek olarak Turhan Valide Sultan 265 numarada kayıtlı olan, İbni Sina’nın Kanun fi’t-Tıb kitabını verebiliriz.

Kaynak : Türk Tezhip Sanatı